« Önceki |

11/6/2008

Nosla Modifiyeli araban ne kadar güçlenir ??

 

 

5/1/2008

Amortisör Hakkında

Amortisörün birincil işlevi tekerlek tümseklerin ve çukurların üzerinden geçtikten sonra yayların salınımını azaltmaktadır.Yayların görevi ise, lastiğin yolun yüzeyi ile sürekli teması muhafaza etmesine imkan sağlamaktır. Aslında yüzeyin bozukluğunun şoklarını emen yaydır. Bu durumda, yaygın olarak kullanılan isimlerinin aksine, "şok emicisi"nin yani amortisörün amacı yoldaki tümseklerin şokunu emmek değildir. Bu yayların görevidir. Amortisörün amacı aslında yayların salınımını azaltmaktır. Bir yay, sıkıştırıldıktan ya da gerildikten sonra asıl biçimine geri dönebilmek için enerjiyi muhafaza eder. Ne yazik ki, bir yay sadece asıl şekline geri dönüp orada öylece kalmaz. Bir yayi sıkıştırır ya da gererseniz, sonunda durana kadar giderek daha küçük artışlarla ileri geri salındığını muhtemelen siz de gözlemlemişsinizdir. Eğer eski bir arabanin bir tümseği aştıktan sona sürekli zıplayıp durduğunu görmüs iseniz, etkisiz amortisörleri olan bir arabada yayların ne yapacağını görmüşsünüz demektir. Bu durum arabanın güvenle kontrol edilmesi bakımından iyi olmadığı gibi, yarış esnasında arabanın etkili bir şekilde kullanılması bakımından iyi olmadığı da kesindir. Amortisörün birinci amacı bu salınımı kontrol etmektir. Yolcuların taşındığı bir arabada, tasarımcı bu amortisörlerin yayın şokunu nasıl azaltacağını ayarlayabilmektedir. Eğer bu azaltma ani olursa, arabanın ağırlık aktarım hızı kontrolü daha iyi, ancak kullanımı daha sert olacaktır. Eğer azalma daha yavaşsa ve 2 ila 3 salınıma kadar imkan tanıyorsa, arabanın kullanımı çok daha yumuşak olacaktır.
Araba yarışlarında, azalmanın neredeyse derhal olması arzu edilir. Bir aracın yayın üzerinde zıplaması lastiğin temas parçalarında istikrarsız değişiklikler ve lastikler üzerinde mekanik bir ters kuvvet yaratır. Bu koşulların her ikisi de lastiklerin sahip olduğu etkili tutuşu azaltır. Aracın karoserinde meydana gelen tüm zıplamalar, tam tutuşun mümkün olduğu hızla lastiklere dönmesi için hızla ortadan kaldırılmalıdır. Ancak, aynen yaylar gibi, bir amortisörün çok sert olması ihtimali de mevcuttur. Öncelikle, eğer amortisörler yaylardan daha sertse, yaylar etkisiz hale gelecek ve çarpmaları emme işlemlerini yerine getirmeyecektir. İkinci olarak, amortisörün hızlanma, frenleme ve viraj almanın dinamik değişikliklerinde ağırlık aktarımının ne kadar hızla ortaya çıktığı üzerinde önemli bir etkisi vardır. Bu durum aracın direksiyonunun çok hafif olmasına yardımcı olacaksa da, aktarım sürücü için çok hızlı olabilir. Özellikle viraj alırken, sürücünün yumuşak bir ağırlık aktarımı gerçekleştirmesi ve lastiklerin azami tutuşlarına ulaştığını hissetmesi gereklidir. Eğer ağırlık çok hızlı aktarılırsa, sürücü lastiğin söz konusu zirve tutuşa ulaştıklarını hissedemeyecek, ve muhtemelen lastiklerin çekme kapasitesini aşarak aşırı kayma ya da dönüşlere (spin) yol açacaktır. Arabanız üzerinde değişiklik yaparken, ise satın alabileceğiniz en müthiş yarış donanımı ile başlamak muhtemelen en uygun baslangıç noktası değildir. Tam yarıs amortisörleri yollar için çok sert olacak ve büyük bir ihtimalle arabanızın tümsekler üzerinde zıplamasına neden olacaktır. Buna ek olarak, muhtemelen azami hızda viraj alırken lastiklerin tutuş seviyesini hissedecek duyarlılığa da sahip olmayacaksınız.Çifte amaçlı yol/pist arabasına yardımcı olmak ve kullanım performansının ayarlanabilmesini sağlamak amacıyla, ayarlanabilen birkaç piyasa sonrası amortisör mevcuttur. Manuel (ve hatta elektronik) bir gösterge sayesinde giderek daha sertleşen birkaç ayardan birini seçmek mümkündür. Bu amortisörler yol üzerinde yumusak bir kullanım için (her ne kadar yine de normal amortisörden daha sert olsalar da) en yumuşak derecelerine, ve karoserin yuvarlanmasını en aza indirmek ve direksiyonunun yumuşaklığını arttırmak için en sert derecelerine ayarlanabilmektedir. Bu ayarlanabilir sayesinde, ayrıca kullanım performansının belirli bir pist için ince ayarının yapılması da mümkün olmaktadır. Eğer mali durumunuz ayarlanabilir amortisörleri satın alacak kadar iyi değilse sabit fiyatlı bir amortisörde daha sertin daha iyi oldugunu düşünmeyin. Amortisörler birlikte kullanılacaği yaylar bilinerek seçilmelidir. Çok sert bir amortisör yayı etkisiz hale getirerek verimini azaltacaktır. Eger amortisör ayarlanamıyorsa, amortisörün yaylarının sınıfına uydurulması daha da büyük önem taşımaktadır. Bu uyum konusunda deneyimli bir mağazaya danışmalısınız. Arabanızı tanıyan teknisyen ile konuşun ve hangi amortisörlerin arabanızın değişiklik derecesi için en iyi performansı sunduğunu bulun. Bir başkasının arabası için süper olan amortisör sizinki için en iyisi olmayabilir.

Özet
Amortisörün amacı yayların tümseklere ve çukurlara verdiği tepkinin salınımını kontrol etmektir. Amortisör ne kadar sert olursa, azalma işlemi o kadar hızlı olur. Amortisör aynı zamanda ağırlık aktarım hızını da kontrol eder. Amortisör kompresyon (ya da daha yaygın olarak bilinen adıyla "çarpma") için ne kadar sertse, lastiklerin bir virajda ne kadar hızlı yanıt vereceğini ve bunun sonucu olarak arabanın direksiyonunun yumuşaklığını belirleyen ağırlık aktarımı da o kadar hızlı olacaktır.
Yaylari etkisiz hale getirecek çok sert bir amortisör kullanmak ve bunun sonucunda sürücünün deneyimi ve bir virajda azami tutusa ne zaman erisildigi konusundaki duyarliligi için çok hizli agirlik aktarimlari yasamak mümkündür (ki bu durumda genel olarak araba etrafinda dönüp duracaktir). Amortisörlerin yaylarin sinifi bilinerek seçilmesi gereklidir.

 

Alıntıdır...

28/12/2007

Hava Filtresi Hakkında

En ucuz ve yapması en kolay uygulamadır. Olayın mantığı, motorun daha rahat temiz hava alabilmesini sağlamaktır.Normal, standart hava filtreleri, kağıdımsıbir maddeden yapılmış olup, motor ünitesine bağlıbir kutu içerisinde bulunurlar. Bu kutu bir boru vasıtasıyla arabanın ön taraflarından bir yerlerden hava çeker ve bu hava, kağıt filtrenin içinden geçerek silindirlerin içine, yanma odasına girer.
 


Havanın filtre içinden geçişi esnasında uygulanan direnç, motora giren havayıda direk olarak etkiler. Bunun için işte, performans tipi hava filtreleri üretilmiştir. Bu filtreler kağıt filtreler gibi kirli havayı tutmanın yanında, kağıt filtrelerden daha kolay hava geçirdikleri için, motorun daha kolay nefes almasını sağlarlar. Bu filtreler de üç türlüdür.
 


 
1 Kutu içi Filtre: Bu tür filtreler, normal kağıt hava filtreleri çıkartılarak, onların eskiden bulunduğu yere koyulurlar. Kağıt filtrelerle aynı tip ve boyuttadırlar.
2 Açık Filtre: Bu filtre ise, az önce bahsettiğimiz, motor ünitesine bağlı kutu ve onun hava almasını sağlayan boru sökülerek direk yoldan motorun hava girişine bağlanırlar. Böylece direnç azalmış, hava emişi kolaylaşmış olur.
3 Bolt-On Açık Filtre: Bu filtre türü ise, enjeksiyonlu otomobillere uygulanan direk filtrenin karbüratörlü araçlar için olan versiyonu sayılır. Fakat onlardan farklı olarak, hava emiş borusunun ucuna değil, gaz kelebeğinin hemen üstüne monte edilir.
 

Uygulamada dikkat edilecek noktalar:
Açık filtre uygulamalarında dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Bu da motora girecek olan havanın sıcak olmaması gerektiğidir. Eğer açık hava filtresine bir hava girişi desteği yapılmazsa, filtre kaputun altındaki ısınan havayıemecektir ve bu da motorun performansını düşürecektir.



Bu tür uygulamaların en performans vereni, direk kaputu kesmektir, Subaru Impreza'larda olduğu gibi kaput üstüne, hava filtresinin ağzına gelecek şekilde, bir delik açılırsa, bu delikten açık hava filtresi rahatça hava alarak, performansta belirgin bir iyileşme sağlayabilecektir.Eğer bu şekilde kaputu kestirmek istemiyorsanız, ya açık filtre için, arabanın önünden bir yerlerden yeterince genişbir boru vasıtasıyla açık filtreye temiz, soğuk hava yönlendireceksiniz, ya da kutu içi filtre kullanacaksınız. Ama kutu içi filtrelerin performans konusunda iyi uygulanmışbir açık filtre kadar katkıları yoktur. Ayrıca açık filtreler, kutu içi filtrelere nazaran daha yüksek ve sportif bir ses çıkartırlar.

Avantajları, dezavantajları
Konu açılmışken bunu da söyleyelim, performans tipi filtrelerin tek dezavantajı fazla ses çıkarmalarıdır. Eğer sportif yürekli biriyseniz, bu ses fazlasıyla hoşunuza gidecektir, ama uzun yollarda veya babanız arabayı bindiğinde biraz zorlayıcı olabilir.
Açık filtrenin avantajları ise saymakla bitmez. Performansı arttırırlar, yakıt tüketimini azaltırlar, her devirdeki motor torkunu arttırırlar. Evet, iyi bir açık filtre uygulaması motor gücünü yaklaşık %5 oranında arttırır, bunun yanında 100km'de 0.5lt civarıbir yakıt tüketimi sağlar ve ayrıca motorun düşük devirlerde, eskisine nazaran daha güçlü olmasını sağlar.


Hava filtreleri dendiği zaman, akla ilk gelen marka K&N olur, bunun yanında Türk üretimi olarak EAFY, diğer yabancı filtrelerde ise Green, Jamex, ITG, RAMAIR gibi birçok marka vardır. Performans olarak auto-show dergisinin yaptığu bir testte EAFY, RAMAIR ve ITG, en yüksek performansu veren filtreler olarak çukmuştır. Ayrýca EAFY bir Türk markası olduğu için de bariz bir fiyat avantajı vardır